BİRTAKIM İLİŞKİSEL KONULAR

Şüphesizki iletişim içinde olduğumuz kişilerle aramızda belli bir çekim ya da itici güç vardır; zayıf, kuvvetli..

Kim bizim için çekicidir?

Aslında fiziksel çekim kadınlar için; çocuğa bakabilcek, eve bağlı, aileyi koruyabilcek izlenimi oluşturan erkekler, erkekler içinde doğurgan, sağlıklı çocuk taşıyabilecek imajı veren dişilerdir. Bundandırki kimi tipik kişiler daha çekicidir; kadında parlak ten, sağlıklı saç, yuvarlak hatlar, düz karın, uzun bacak.. bunların hepsi  ‘sağlıklıyım ve doğurganım, doğuma hazırım’ mesajı içermektedir.

Ayrıca bize benzeyen bizim gibi davranan bize uygun insanları seçmek istediğimiz ile ilgili bir görüş olsa da belli bir düzeyde zıtlıklar da çekim sağlar. Çok yakın ya da çok fazla uzak akrabalar (evrimsel olarak) bize çekici gelmiyor. Vücutta salgılanan feromonlar sayesinde DNA yakınlığını ya da uzaklığını aslında anlayabiliyoruz.

Başlamış ilişkiyi sürdürmek:

İlişkide isteklerimiz, ihtiyaçlarımızın sürekli konuşmamız gereken kavramlardır. Ancak o zaman ilişki yakınlaşır. Birbirimizi daha da iyi tanırız, ilişki daha güçlenir. İhtiyaçların karşılıklı temini ilişkide gereklidir. İletişim ve konuşmak da aynı şekilde çok önemlidir.

Üç temel ihtiyaç: sevgi, saygı ve güven..

Kendi ihtiyacın keşfi için oturup bir yere, 10 dk, rahatsız edilmeyeceğin bir yer.. şunu sor kendine “ gerçekten ayrılmayacağımı bilseydim şu anda bundan emin olsaydım neyi farklı yapardım? İlişkide neyi daha farklı yapardım?” ilişkide aşırı ihtimam gösterip kendini boğmamak için oturup arada bir bunlar sorulabilir.

İnsan sevilebilir olduğunu anladığı zaman seveni bulması daha kolaylaşıyor.

Yakınlık-bağlılık ne kadarı makbul?

Eğer bir tekneniz varsa teknenin çözülmemesi için tekneyi bağlamanız gerekir. Bazen med-cezir olur. Çok sıkı bağlarsanız sular çekildiğinde tekne iskeleye çarpabilir. Bazense uzaklaşması gerekir. Dolayısıyla o mesafeyi ayarlamak zaten usta denizcilerin işidir. Onu öğrenmeye çalışıyoruz ve bu da tecrübe ister. İlişkide böyledir. Ne hiç ayrılmayacak gibi yapışmak ne de tamamen bağımsızlık. ..

Çok sık yapılan bir hata ise;

“Çok kadınsı olayım, çok erkeksi olayım, çok düzgün davranayım ki hayır diyemesin.” Burada asıl denmesi gereken şey “ben sadece kendimi ortaya koyayım” ilişkilerde bu çok daha ucuz ve ekonomik versiyonudur. Yani bütün hareketleri ben yapayım ki, kuklaya dönsün. Aklını alayım tarzında bir yaklaşım yanlıştır.

Adını koyalımcılık ?!

İlişkilerde bu adını koyma konusuyla beraber bir soğuma mekanizması ortaya çıkabiliyor. Özellikle bu kuşkuculuk şemasıyla beraber baş gösteriyor. Kimsenin niyeti mağazaya girer girmez “ben şu kazağı alacağım” değildir. O ilişki sağlamlaşana kadar oluruna bırakmakta fayda var.

Evet ilişkilerden bahsedip de şema kimyasından bahsetmemek olmaz.. Gerçekten aşık mıyım? Yoksa bu şema kimyası mı?

Önce arada oluşan kimyanın kökenini anlamak önemlidir. Aşk çoğu zaman şema kimyasıyla karışan bir cümledir. Hiç aşık olmadığımız, bize hiçbir şey hissettirmeyen insanlardan şemayı tetikleyen, gerçekçi bir zemine oturmayan, hatta bize zararı olan kişilerden hoşlanabiliriz. İlginç bir şekilde şemalarımızı tetikleyen kişilerle karşılaştığımızda ‘elektrik ‘ hissediyoruz.

Kısaca buna: “verilen sözler tutulmadığı halde bir ilişkide kalma durumu” diyebiliriz.

ŞEMA NEDİR? (uzunca söylemek gerekirse ‘erken dönem uyumsuz şemaları’)

Genç bireyin ihtiyaçlarının ciddi ölçüde karşılanmadığı, zedeleyici erken dönem deneyimleri sonucunda oluşur. Uzun süre önce oluşmuş şemalar bizim için önemli yer tutar, nasıl düşündüğümüzü, hissettiğimizi, davrandığımızı, diğerleriyle nasıl ilişki kurduğumuzu etkiler ve paradoksal olarak en çok zarar gördüğümüz çocukluk koşullarını yetişkinlikte tekrar yaşantılamak için bizi yönlendirir.

Duygularımıza özen gösterilmesi, sevgi almak önemli ihtiyaçlarımızdır. Aşk, bunu karşılar. İhtiyaçlarımıza duyarlı olunmayan bir ilişki içinde var olmayı sürdürmek de aslında kendi kendimize yaptığımız bir acımasızlıktır. Zaten ihtiyaçlarımızla ilgilenmiyorsak yine ihtiyaçlarımızla ilgilenmeyen biriyle birlikte oluruz. Bu şemanın ta kendisidir. Örneğin; hafif fedakâr insan hafif bencil bir insandan hoşlanıyorsa bu gıdıklayıcı bir seviye olabilir hatta kimyanında farkındaysa kendi aralarında espri bile olabilir.

İlişkilerle ilgili olabilen şemalar:

  •          Kusurluluk
  •          Kuşkuculuk
  •          Terk edilme
  •          Duygusal yoksunluk
  •          Fedakarlık:
  •          Duyguları bastırma

   Psikolog Zeynep Kesici

http://instagram.com/psikologzeynepkesici

Kaynaklar: Alp karaosmanoğlu, Miray şaşıoğlu, ve Nihan Azizlerli. İlişkiler. İstanbul: Psikonet yayınevi,2016

Eskhol Rafaeli,David P. Bernstein ve Jeffrey Young.Şema Terapi.Çev.,Alp karaosmanoğlu.İstanbul:Psikonet Yayınlar:2017

Pedagojik Eğitim

Yorum Sırası Sizde

Yorum Yap:

E-postanız Yayınlanmayacak.